Dirilmek
Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum. Bıraktığım yerde,
saplandığım hayatın çıkarılamaz döngüleri bıçak darbeleri gibi her yerime
vuruyor. Anlaşılmak istemiyorum, sadece anlatmak, sonra yok olmak. İnsanlardan
uzaklaştıkça kendimle kavga ediyorum. Bir tarafım diğer tarafımı öldürüyor,
diğer tarafım da dirilip paramparça ediyor. Geriye ben kalmıyorum. Sadece o
kalıyor. Benden habersiz bir o. Bende yaşasa da farkında değil. Hiçbir şeyin
farkında olmadığı gibi, hiçbir şey de yapmıyor. Onu döverken kendime eziyet etmeye
devam ediyorum. Yiyorum kendimi, bu nasıl anlatılır hiç bilmiyorum, ama
eriyorum her geçen gün. Eridikçe bir gün ben de o da yok olacak. O her zaman
kurtuldu ama bu sefer kurtulamayacak.
Kendimi kendime o kadar çok şikayet ediyorum ki bir gün
benden beni terk edecek. O gün işte gerçek bayram. Bu şikayetleri bana değil de
bir başkasına anlatsa gerçekten dünya güzel bir yer olacak. Ama o kadar çaresiz
ve aciz ki, denemeye cesareti bile yok. Denemeye çalıştığı zamanlarda şevki
öyle bir kırıldı ki, vazgeçti. Çünkü her zaman dinlermiş gibi yapılıp
dinlenilmedi, anlarmış gibi yapılıp boş verildi, her şey doğruymuş gibi
davranılıp başkasının doğruları kabul görüldü.
Yok olduğum zaman kendimle ilgili her şeyi öğreneceğim.
Yorumlar
Yorum Gönder