Şehir Uğultuları
Aktaracak bir hikayem, tasarladığım bir cümlem yok. Bir şeyler yazma ihtiyacı duyduğum bir andayım ve yazmaya başladım. Hayatımın önemli bir parçasının şehir uğultuları olduğunu fark ettim. Bu akustik, hayatımdan çekiliverdi birkaç gündür. İlginç bir yerde yaşıyorum. Sakin, sessiz bir yer. Normal şartlarda bu sakinlik benim tercih edeceğim bir şeyken, bunu görsel olarak hiçbir şeyin desteklemiyor olması, sakinliği son derece sinir bozucu yapıyor. Yumruk boyunda kablolar, molozlar, çarpık çatılar, inanılmaz kokular içerisindeyim ve bir tek korna sesi gelmemesi, beni tüm bu çirkinliğin içinde kaybolmuş hissettiriyor. Yapay sesler yaratmaya çalışıyorum ama arkasında kendi ritminde, o kaosun yarattığı nefis ahenkle gelen uğultu olmayınca, tüm bu eklenti sesler yavan kalıyor. İlginçtir, bulunduğum yerden biraz aşağı yürürsem ülkenin en korkunç gettolarına, biraz yukarı yürürsem en elitist kitlesine ulaşıyorum. Bu ülkede düşünsel olarak bulunduğum yer, yaşadığım yere d...