Sayıklamalar
Sabaha karşı bir devir teslim töreni daha. Gece, mesaisini bitirip, gündüze yerini teslim etmeye başlıyordu. Burası İstanbul; milyonlarca kişi uyanmak üzere. Dolmabahçenin ufak tepelerinden birinde ise o geceye eşlik etmiş üç adam, yataklarında uyuma eşiğinde kıvranmaktaydılar. Aralarında irice bir tanesi, uyuyacağını söyledi ancak arkadaşlarından biri onu ayakta kalmaya ikna etti. Diğeri ise yatağında doğrulmuş, yeni bir sigara daha yakıyordu. O andan itibaren gerçekten konuşmaya başladılar her nasılsa. Size, konuşmalarını aktarmakla yetineceğim. Kimin konuştuğunu bilmeniz son derece gereksiz. Ancak belki anlarsınız. Ben hasta bir adamım. İçi öfkeyle dolu, çekilmez bir adamım ben. Sizde Dostoyevski’yi, Yeraltından Notları okuyunca kendinizi buldunuz mu? Tabi ki, zaten herkes buluyor kendini o kitapta. İnsanlığın el kitabı diyor bazıları. Çok bilmiş budalalar. Onlar, biz ve Dostoyevski; hepimiz kendimizi kandırıyoruz aslında. Sürekli kaybeden, yol alamayan, eğlenemeyen hasta a...